Kazım Kurt: “Uğur Mumcu’nun mücadele ettiği gerici güçler, bugün gün yüzüne çıktı”

Odunpazarı Belediyesi, 24 Ocak 1993’te Ankara’da Karlı Sokak’taki evinin önünde arabasına konulan bombanın patlaması sonucu katledilen Türk basınının duayen ismi Uğur Mumcu’yu unutmadı. Anma töreninde konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Uğur Mumcu’nun mücadele ettiği gerici güçler, bugün gün yüzüne çıktı” dedi.

Odunpazarı Belediyesi 24 Ocak 1993’de katledilen gazeteci- yazar Uğur Mumcu’yu anma töreni düzenledi. 25 yıl önce aracına konan bombanın patlaması sonucu katledilen Uğur Mumcu, Odunpazarı Belediyesi tarafından adına açılan Uğur Mumcu Parkı’nda anıldı. Mumcu’nun bombalı saldırıya uğradığı “06 YR 245” plakalı aracının sergilendiği anıtın önünde düzenlenen anma törenine; Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Akın Sallarel, CHP Odunpazarı İlçe Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Berke Akyel ile çok sayıda vatandaş katıldı.

BÜYÜKERŞEN: “KORKMAYAN BİR GAZETECİYDİ”
Anma töreninin açılış konuşmasını Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen yaptı. Büyükerşen konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye’nin son dönemlerdeki en cesur gazetecisini kaybedeli 25 yıl oldu. Dile kolay 25 yıl, çeyrek asır. Rahmetli Uğur Mumcu aynı zamanda Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin Basın Yayın Bölümünün hocalarından birisiydi. Bunu pek çok kişi bilmeyebilir, ama her hafta Eskişehir’e gelir, araştırma gazeteciliğin ne olduğunu hepsinden önemlisi gazeteciliğin ne derece namuslu olmayı gerektiren bir meslek olduğunu öğretir, sonrada objektif gazeteciliğin ne olması lazım geldiğini çizgilerini çizer ve araştırmacı gazeteci olarak mesleğin zirvesine ulaşmak isteyen gençlere tavsiyelerde bulunurdu. Kendisi pek çok konuda Türkiye’yi bir hastalık gibi kemiren olayları ince ince inceler, çok keskin ve sert yazılarla da ifade etmekten asla çekinmezdi. Korkmayan bir gazeteciydi. Her dersten sonra üniversitenin misafirhanesindeki salonda toplanır, memleket meselelerini konuşurduk. Zaman zaman da ‘benim bu müesseseye gelişimin tek bir nedeni var bizden sonra gelecek gazetecileri yetiştirmek, bizler gibi yetiştirmek. Türkiye ancak gerçekler ortaya konabildiği ölçüde, namuslu gazeteciler yetişebildiği takdirde ve de cesur gazeteciler yetiştirebildiğimiz takdirde Türkiye’nin geleceği her türlü tehlikeden azade olabilme imkanına kavuşur’ derdi. Çok mükemmel bir insandı. Gerek Cumhuriyet Gazetesi’nde İstanbul’da geçirdiği sorumluluk yılları gerek Ankara’daki çalışma yıllarında pek çok anısına sahibim. İlk fırsatta o anıları yazmak fırsatı bulacağım. O zaman rahmetli Uğur Mumcu’yu daha iyi tanıyacaksınız. Şimdi yetiştirdiği evladı babasının üslubunu taşıyor. Yazdıkları onun kadar berrak, onunki kadar doğru. Uğur Mumcu, eğer yaşasaydı bugün medya dediğimiz gazetelerdeki yandaş gazeteciliği görseydi daha çok kahrolacaktı. Belki de çok daha enteresan yazılar yazacak, buradaki hocalığı devam etseydi öğrencilerine çok daha değişik şeyler söyleyecekti. Ailesinin, avukatının ve meclis başkanlığı yaparak onu bütün zarafetiyle temsil eden eşinin ilgisi ve bize teklifiyle; kendisine adliye deposundan yıllar sonra teslim edilmek istenen bu facia numunesini teslim için Eskişehir’i uygun gördüklerini söyledikleri zaman hemen gidip Kazım kurt arkadaşımla beraber teslim aldık. Tabut şeklinde, bir mezar sembolü olarak Eskişehir’dedir. Bu da Uğur Mumcu’nun Eskişehirde bir hoca olarak verdiği emekleri sonradan yetişen kuşaklar, bunu örnek alarak, onun yazılarını okuyarak, onun gibi olmanın yollarını aramak, onlara ders verenlerin de bunu daima örnek göstererek gazetecilik öğrencilerine yeni dersler vermeleri için hakikaten bir abidedir. Ruhu şad olsun.”
KAZIM KURT: “UĞUR MUMCU’NUN CİNAYETİNİN DERİNLİKLERİ AYDINLANINCAYA KADAR BU ARAÇ BURADA DURACAK”
Anmada konuşan isimlerden biri de Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt oldu. Uğur Mumcu’nun 25 yıl önce bugün katledildiğini belirten Başkan Kurt, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Elbette ölümler kötüdür. Bütün insanlarımızın uzun, sağlıklı, barış içinde yaşamasını diliyoruz. Ama Uğur Mumcu’nun ölümü bir katliam, bir cinayettir. Hukukun üstün olduğu ülkelerde cinayetlerin failleri devlet tarafından yakalanır. Sorun çözülür, nedenleri ve niçinleri ortaya konur. Ama bu cinayetin failleri yakalanamamıştır. Bu cinayetin nedenlerini, niçinlerini biz çok iyi biliyoruz. İşte uzantıları bugün gün yüzüne çıkmış, ciddi anlamda bir kalkışmanın içinde olan gerici güçler idi. Ama maalesef zamanın iktidarları tarafından çözüm bulunamadı. İşte o çözüm bulunsun diye, çözümü bulamayanlar tarihe ibret olsun diye bu anıtı koyduk.

Türkiye’de faili meçhul cinayetler aydınlanıncaya kadar, özellikle Uğur Mumcu’nun cinayetinin derinlikleri aydınlanıncaya kadar bu araç burada duracak. Biz Eskişehir’de devrimci, demokrat, Atatürkçü güçler laik bir eğitimin etrafında Türkiye’yi yan yana getirinceye kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Ben Uğur Mumcu’ya tekrar Allah’tan rahmet, geride kalan tüm aydınlara sabır diliyorum. Onun yolunca yılmadan, usanmadan mücadele edelim.”

AHMET ATAÇ: “ONUN IŞIĞI BİZİM YOLUMUZUN IŞIĞI OLSUN”
Anmada konuşma yapan bir başka isim de Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç oldu. 24 Ocak’ın hem Gaffar Okkan’ı, hem de Uğur Mumcu’yu anma günü olduğunu söyleyen Ataç, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Uğur Mumcu’nun katledilmesinden 7 yıl sonra Gaffar Okkan’da Diyarbakır’da korumalarıyla beraber katledildi. Onlar yattığı sürece hep gönlümüzde olacaklar. Uğur Mumcu araştırmacı gazeteci olmakla beraber, ileriyi de gören bir

gazeteciydi. Özellikle terör ve Radikal İslam üzerinde çok durdu. Her konuşmasında ve yazısında bundan bahsederdi. Terörün daha çok dış kaynaklı olduğunu ifade ederdi. Türkiye bu günlere bu iki noktadan dolayı çok yıpranarak geldi, hepimiz izliyoruz. Özellikle 12 Eylül 1980’den sonra demokraside, kamuda bu Radikal İslamcılar, tarikatlar yerleşmeye başladı. Hatırlarsınız polis okulları, askeri okullar, adliyeler bu tip insanlarla doldu ve sonunda 15 Temmuz’u yaşadık. Biz sol kesim, özellikle tarikatların ne kadar tehlikeli olduğunu, ne kadar sıkıntılı olduğunu hep ifade ettik. Uğur Mumcu, ‘Beni silahla öldüremezler. Benim çelik yelek taktığımı ve silahla gezdiğimi bilirler. Beni ancak bomba ile öldürebilirler’ derdi. Ve bu şekilde katledildi. Çok büyük bir insandı. Yıllar önce söyledi şeyler, bugün hayata geçiriliyor. Bizlerde bunları izleyerek hayatımıza devam ediyoruz. Mezarı ışıklarla dolsun, onun ışığı bizim yolumuzun ışığı olsun.”

Konuşmaların ardından Çellist Ergün Elibaş, Gitarist Erkan Yalçınkaya’nın müzik dinletisi eşliğinde Odunpazarı Belediye Tiyatrosu oyuncuları şiir dinletisi gerçekleştirdi. Müzik ve şiir dinletisinin ardından da anma programına katılanlar anıta kırmızı karanfil bırakarak, beyaz barış güvercinleri uçurdu.