Başkan Kurt Eğitim-İş’i ziyaret etti

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Birleşik Kamu İş Konfederasyonu’na bağlı Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim İş) Eskişehir Şubesi’ni ziyaret etti. Eğitim İş Eskişehir Şube Başkan Yardımcısı Fatma Eryılmaz, Mali Sekreter Müslüm Mant ile sendika üyeleri ile bir araya gelen Başkan Kurt’a CHP Eskişehir İl Başkanı Recep Taşel ve CHP PM Üyesi Prof. Dr. Gaye Usluer de eşlik etti.

Ziyaret sırasında eğitim politikalarından güncel siyasete birçok konuda sohbet edildi. Kıdem tazminatlarının fona devredilmesi ile ilgili sendikalara çok iş düştüğünü belirten Başkan Kurt, kıdem tazminatlarının fona devredilerek gasp edilmemesi için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini vurguladı. Pandemi sürecinde verilen uzaktan eğitime de değinen Başkan Kurt, bu süreçte de hem eğitim emekçilerinin hem de öğrencilerin birçok sorunla karşı karşıya kaldığını söyledi. Bozuk olan eğitim sisteminin bir an önce düzeltilmesi gerektiğini de kaydeden Başkan Kurt, “Zaman kaybetmeden bilimsel, laik, demokratik eğitime geçilmeli. Bu çocuklarımızın geleceği için çok önemli. Odunpazarı Belediyesi olarak bizler de bu konuda eğitim emekçilerine ve öğrencilere her türlü desteği sunmaya hazırız” dedi.

Başkan Kurt’un ziyaretinin kendilerini çok mutlu ettiğini belirten Eğitim İş Eskişehir Şube Başkan Yardımcısı Fatma Eryılmaz, “Odunpazarı Belediyesi LGS ve LYS için okul önlerinde stant açtı. Bu öğrenci ve velilerimiz çok mutlu etti. Odunpazarı Belediye Başkanımız Kazım Kurt’a hem eğitime verdiği destek hem de sınav dönemlerinde okul önlerinde stant açarak öğrenci ve velilerimize verdiği destek için teşekkür ediyoruz” diye konuştu. 

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol Kazım Kurt’u ziyaret etti

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol ile bir araya geldi. Güncel siyasetten Odunpazarı’na birçok konunun konuşulduğu buluşmaya CHP Parti Meclis Üyesi Prof. Dr. Gaye Usluer ile CHP Eskişehir İl Başkanı Recep Taşel de eşlik etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’u ziyaret etti. Başkan Kurt’un makamında gerçekleşen ziyarete CHP Parti Meclis (PM) Üyesi Prof. Dr. Gaye Usluer ve CHP Eskişehir İl Başkanı Recep Taşel de eşlik etti. Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette, Başkan Kurt, Erol, Usluer ve Taşel güncel siyasetten Odunpazarı’na birçok konuda sohbet etti.

Eskişehir’i ve Odunpazarı’nı çok beğendiğini söyleyen Gürsel Erol, Başkan Kurt’u Odunpazarı’nda hayata geçirdiği çalışmalardan dolayı tebrik etti. Odunpazarı Belediyesi’nin çalışmalarını takip ettiğini belirten Erol, “Başkan Kazım Kurt, Odunpazarı’nda birbirinden güzel ve faydalı çalışmaları hayata geçirdi. Kendisini kutluyorum ve Odunpazarı Halkı adına kendisine teşekkür ediyorum” dedi.

Elazığ Milletvekili Gürsel Erol’un ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Kazım Kurt, “Sayın Erol ile birçok konuda sohbet ettik. Ziyareti için kendisine teşekkür ediyorum. Odunpazarı’nda sosyal demokrat, halkçı ve katılımcı belediyecilik anlayışımız ile çalışmalarımıza devam edeceğiz. Odunpazarı’nı kültürün, sanatın, bilimin ve demokrasinin merkezi yapacağız” dedi. 

Kazım Kurt: “Bir daha Sivasların olmaması için barışımızı ve kardeşliğimizi sürdürmeliyiz”

27 yıl önce Sivas’ta katledilen 33 aydın, akademisyen, yazar ve sanatçı gün boyu gerçekleştirilen bir dizi programla anıldı. Akşam saatlerinde gerçekleştirilen kitlesel yürüyüş ile katliam bir kez daha lanetlenirken, yürüyüşten sonra konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Sivas Katliamının insanlığa karşı suç olduğunun altını çizdi. Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başkan Kurt, “Bir daha Sivasların olmaması için birlik beraberlik içinde; dostluğumuzu, barışımızı ve kardeşliğimizi sürdürmeliyiz” dedi.

Odunpazarı Belediyesi,Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Derneği öncülünde; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, Eskişehir Alevi Dernekleri Platformu, Eskişehir Emek ve Demokrasi Güçleri ile birlikte 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta katledilen 33 aydın ve sanatçıyı anmak için bir dizi etkinlik düzenledi.  Akşam saatlerinde ise Sivas Katliamını bir kez daha lanetlemek için Pir Sultan Abdal Parkı’ndan Cemevi’nde kadar kitlesel bir yürüyüş yapıldı. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un da katıldığı yürüyüşte katliamda hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının yer aldığı dövizler taşıdı.

“YAKILARAK KATLEDİLEN CANLARIMIZIN ANISI ÖNÜNDE SAYGI İLE EĞİLİYORUM”

Sosyal mesafe kurallarına uygun olarak gerçekleştirilen yürüyüş Cemevi’nde sona erdi. Cemevi önünde konuşan Başkan Kurt, Sivas Katliamının sorumlularının aradan 27 yıl geçmesine rağmen bulunamadığına dikkat çekti. “Bugün 2 Temmuz 1993’te insanlık dışı bir olayın yıl dönümünde bir aradayız. 1993’ten bu yana kendisine hukuk devleti diyen, sosyal devlet diyen; anayasasına bütünlük, barış ve kardeşlik yazan bir ülkede Sivas Katliamının sorumluları bulunamamış. Hiçbir ülkede böyle bir katliamın hesabının sorulmaması mümkün değildir, ama gerçekten bunu çözmek isterseniz bu işin aslı ortaya çıkar. Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü, insanlarımızın kardeşliğini, dostluğunu ve birlikteliğini yok etmek isteyen dış güçler ve onların işbirlikçileriyle tezgâhlanan oyunların hesabı mutlaka sorulmalıdır” diyen Başkan Kurt, 2 Temmuzda yakılarak katledilenlerin anısı önünde saygı ile eğildiğini söyledi. Onları katledenleri de bütün nefretiyle lanetlediğini dile getiren Başkan Kurt, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “İnsanlık suçunun hesabını sormayanlara da yazıklar olsun. Her kim geldi geçti ise bu hesabı sormak ülkeyi yönetenlerin görevi idi. Görevini yapmayanlardan da hesabını sormak bizim görevimizdir. Bir daha Sivasların olmaması için birlik beraberlik içinde; dostluğumuzu, barışımızı ve kardeşliğimizi sürdürmeliyiz. Bunu bozmak isteyen her kim ve kimler ise karşısında bizleri bulmalıdır.”

Sivas Katliamında hayatını kaybeden 33 can anılacak

Odunpazarı Belediyesi,Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Derneği öncülünde; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, Eskişehir Alevi Dernekleri Platformu, Eskişehir Emek ve Demokrasi Güçleri ile birlikte 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta katledilen 33 aydın ve sanatçıyı anmak için bir dizi etkinlik düzenliyor.

2 Temmuz 2020 Perşembe (Yarın) gün boyu devam edecek anma programı, 12.30’da Atatürk Anıtına çelenk bırakılması ile başlayacak. 27 yıl önce 33 kişinin hayatını kaybettiği katliam, saat 18.00’de Pir Sultan Abdal Parkı’ndan Cemevi’nde kadar yapılacak yürüyüş ile bir kez daha lanetlenecek.

Sosyal mesafe kurallarına uygun olarak gerçekleştirilecek anma programı, yürüyüşün hemen ardından Cemevi’nde gerçekleştirilecek Seyit İbrahim Erenler müzik dinletisi ve şiir dinletileri ile devam edecek. Dinletilerin ardından anma programını düzenleyen kurum ve kuruluşlar Cemevi önünde basın açıklaması yapacak.

Kazım Kurt: “Kıdem tazminatının fona devredilmesi kabul edilemez!”

Hem hükümet, hem de patronlar tarafından sürekli hedef haline getirilen kıdem tazminatı, yeniden gündemde. “İstihdam Kalkanı Paketi” olarak adlandırılan torba yasa içerisinde tamamlayıcı emeklilik sistemi ile kıdem tazminatını fona devredilmesi ve 20 yaş altı ile 50 yaş üstünü kıdemden uzaklaştıracak esnek çalışma düzenlemesi yer alıyor. Hükümet 25 yaş altı ile 50 yaş üstüne esnek, kısmi zamanlı çalışmayı yasalaştırmak istiyor. Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, kıdem tazminatının fona devredilerek gasp edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Eskişehir’deki demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve sendikalara kıdem tazminatlarının gasp edilmesine karşı çıkmaya çağıran Başkan Kurt, “Eğer bu ortamda Türkiye’deki işçi sendikaları sessiz kalırsa, Türkiye’de federasyon veya konfederasyonlar, herhangi bir tepki göstererek bu adımı geriye çektirmezlerse, Türkiye’de sendikacılıkta, işçilikte, çalışma barışı da biter” dedi.

İşverenlerin yıllardır kıdem tazminatından kurtulmaya çalıştığına dikkat çeken Başkan Kurt, “Bu, neredeyse ben Hukuk Fakültesi’ne girdiğimden bu yana işverenlerin ve işverenlerin vekilliğini yapan bazı hukukçuların ısrarla gündemde tuttuğu bir konu” dedi.  Olağanüstü bir ortamda, koronavirüsün yoğun bir baskısı altındayken, iktidarın bunun gündeme getirmesinin insanlıkla bağdaşır bir iş olmadığının altını çizen Başkan Kurt, öncelikle bunun bilinmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye’de kıdem tazminatı, işçiler için küçük bir iş güvencesi addedilir. İşveren kıdem tazminatı ödemek zorunda kalmadığı takdirde, çok kolay iş akdi fesihlerini gerçekleştirir. Çünkü kurumsallaşmış bir çalışma düzeni olmadığı için günlük düşünen, plan program yapmayan işverenler anında en küçük bir sıkıntı olduğu zaman veya işçi ile en küçük bir tartışması olduğunda; iş akdini fesheder, çünkü kıdem tazminatı ödemek gibi bir zorunluluğu yoktur, o zaman bu iş çok kolaylaşır. Şu anda kıdem tazminatı, işvereni belli bir noktada frenleyen, ‘Ben bunu çıkardığım zaman kıdem tazminatını ödemek zorunda kalırım, bu da ekstra bir külfet getirir’ düşüncesi ile biraz daha dikkatli oldukları bir alandır. Bunun kılık değiştirerek, tamamlayıcı emeklilik ya da başka isimlerle güzel göstermeye çalışmak göz boyamaya çalışmaktan başka bir şey değildir. Türkiye’de emeklik sigortalarından, zaten zaman içerisinde eriyen birikimleri, bu kıdem tazminatı işinde de gündeme gelecektir” diyen Başkan Kurt, kıdem tazminatının iş güvencesi bir unsuru olduğuna dikkat çekti.


“ASLA KABUL EDİLEMEZ!”

Bu nedenle kıdem tazminatının işçiler için olmazsa olmazı olduğunu belirten Başkan Kurt, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Eğer bu ortamda Türkiye’deki işçi sendikaları sessiz kalırsa, Türkiye’de federasyon veya konfederasyonlar, herhangi bir tepki göstererek bu adımı geriye çektirmezlerse, Türkiye’de sendikacılıkta, işçilikte, çalışma barışı da biter. Bu nedenle çok önemlidir.  Kıdem tazminatının, tamamlayıcı emeklilik biçiminde insanlara verilecek olması, somut bir hak kaybıdır. Şöyle anlatmak gerekir, her yıla 30 günlük yevmiyenizi, kıdem tazminatı olarak alırsınız; gerçi 12 Eylül bir tavan koymak suretiyle sınırladı ama yine de belli bir güvence olması açısından 30 ile çarptığınızda toplu alacağınız paranın ederi, zaman içerisinde emekliliğinize yüzde 50 veya yüzde 70 yansıdığı biçimde ekonomik olarak somut zarardır. Çünkü bu emeklilik maaşı siz öldüğünüz zaman kesilecektir ve insanların kaç lira alacağı belli olmayacaktır. Bu nedenle kıdem tazminatının fona devredilmesini doğru olmadığını düşünüyorum. Dünyanın pek çok ülkesinde çalışanların haklarını koruyan çalışma şartları Türkiye’de yoktur. Türkiye’de iş güvencesi, çalışma güvencesi, çalışanın, çalıştığı birime yönetsel anlamda katılması söz konusu olmadığı için kıdem tazminatının kaldırılması, fona devredilmesi ya da tamamlayıcı emeklilik sistemine dâhil edilmesi asla kabul edilemez.”

“SENDİKALAR GÜÇ BİRLİĞİ İÇİNDE BİR CEPHE OLUŞTURMALI”

Aynı torba yasa içerisinde 20 yaş altı ile 50 yaş üstü’nün de kıdemden uzaklaştırılarak, esnek çalışma düzenlemesine dönüştürülmek istendiğine dikkat çeken Başkan Kazım Kurt, bunların tamamının çalışma hayatının içindeki temel unsur olan çalışanların haklarının tek tek elinden alınması olduğunu söyledi. “Türkiye’de hükümete yalakalık yapmakla yarış eden sarı sendikaların getirdiği nokta budur” diyerek bu sendikalara tepki gösteren Başkan Kurt, söz konusu torba yasada yer alan yasa tasarılarının sendikaların varlık sebebini ortadan kaldıracağına dikkat çekti. Türkiye’de işten ayrılan birinin ertesi gün iş bulma şansının olmadığını vurgulayan Başkan Kurt,  “Hele hele belli bir yaştan sonra, yeni iş bulma şansınız hiç yok. Hiç kimse, kimseyi kandırmaya kalkmamalı, 40 yaşından sonra, ‘ben bu işi beğenmedim, başka bir işe gideyim’ deme şansınız yok. Emeğiniz varken, gücünüz varken, çalışabilme şansınız varken ancak iş bulabilirisiniz. Aksi takdirde iş bulma şansınız yoktur. Çünkü, şu anda reel işsizlik yüzde 25’lerdedir. Hele hele TÜİK’in pek çok konuda, olayı saptırarak yanlış rakamlar vermek sureti ile düzeltmeye çalıştığı noktayı da dikkate alırsanız; yüzde 30 işsizlik, artı 3 ay iş bulmaktan umudunu kestikten sonra, artık iş aramayan sınıfına soktuktan sonra, işsizlik sayısını kestirmek şansımız yok” diye konuştu. Bu tür uygulamaların tamamının geçmişte verilen tavizlerin sonucu olduğunu kaydeden Başkan Kazım Kurt, sendikaların bir an önce aklını başına toplayıp, güç birliği içinde bir cephe oluşturması gerektiğinin altını çizdi. Bu konuda ortak bir mücadelenin içine girilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Kurt, “Aksi takdirde, bütün hakları kaybolacaktır” dedi.

“BU TOPU TACA ATMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta ‘Amacımız kıdem tazminatını kalıcı ve garantili bir sisteme bağlamak… İşveren ve işçi sendikaları bir araya gelin ve bu işi çözün” açıklamalarına değinen Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, bu açıklamanın topu taca atmak olduğuna dikkat çekti. “Türkiye’de hiçbir güç şu anda sarayın yönetimin bilgisi dışında bir adım atamaz, bu konuda yasal bir düzenleme yapılacaksa tek yetkili cumhurbaşkanıdır. Gerisi hikayedir. İşçi ile işveren anlaşıp geldiler, asla buna izin vermezler. Ancak sarayın onayladığı bir anlaşmaya izin verilebilir. Ben buna inanmıyorum. Bu topu taca atmaktır veya sorumluluğu başkasının üzerine atıp, kurtulmaya çalışmaktır. Kamuoyundan gelen tepkiler çoğalınca, siz kendi kendinize çözün beni bulaştırmayın. Ama işverene verilen talimat, sendikalara verilen talimat bu iş çözülecek şeklindedir. Bu arada işçi sendikaların ne kadar bağımsız olduğu, ne kadar emekten yana olduğu ortaya çıkacaktır. Ben kısa sürede bunun anlaşılacağını tahmin ediyorum” diyen Başkan Kurt, sendika, meslek örgütü ve demokratik kitle örgütlerine yaptığı birlikte mücadele etme çağrısını yeniledi. DİSK’in sendikalarla gerçekleştirilen toplantıya çağrılmamasına de tepki gösteren Başkan Kurt, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Artık yerel örgütler, konfederasyonlarını dinlemeden kendi tavırlarını kendileri koymalıdır. Türk-iş, Hak-iş ya da başkaları, memur sendikaları da dahil, devletin yaptığı bir uygulamada DİSK’i dışlayan harekete karşı dahi bir tepki gösteremez bir noktaya gelmişlerdir. Türkiye’de, Türk-iş’in ne kadar sendikal hakkı varsa, Hak-iş’in ne kadar, memur-sen’in ne kadar sendika ile ilgili bir söz söyleme hakkı varsa, DİSK’in de o kadar vardır. DİSK’in olmadığı yerde, KESK’in olmadığı yerde, bir emek platformu “bir çalışanlar platformu oluşturduk. Biz kıdem tazminatını kaldırıyoruz” ya da “işverenle anlaşıyoruz” deme şansları yoktur. O nedenle, ben gerekirse, yerel sendikaların merkezlerini dinlemeden, kendi çıkarları doğrultusunda, bu konuda direnç göstereceklerini tahmin ediyorum.”