Başkan Kazım Kurt: “Türkiye’nin aydınlık günlerinde Odunpazarı Belediyesi en ön safta yer alacak”

BİZİM KENDİMİZİ ELEŞTİRMEMİZ HEMŞEHRİLERİMİZE KARŞI BİR SORUMLULUKTUR

Faaliyet raporu konusunda görüş bildiren, eleştiri yapan bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. En azından faaliyet raporunu okumuş, değerlendirmiş ve yorum yapmış olmaları nedeniyle. İkincisi de biz her alanda eleştiriye ve özeleştiriye açık bir yönetim olma özelliğini sürdürdüğümüz için, bu eleştirilerden ders alacağımızı, aldığımızı ve bundan sonraki dönemlerde bu konularda daha dikkatli olacağımızı beyan ediyorum. Bu beyanlar samimi beyanlardır. Şimdi benim bu samimi beyanlarımı vay belediyenin acze düşmesi, efendim işte bu bilmem neyin itirafı diye zorlamamak gerekir. Bu meclis bir ailedir. Eskişehir’in Odunpazarı İlçesi bir ailedir. Biz burada olandan bitenden herkesin haberdar olmasından ancak memnun oluruz. Hiç kimseden hiçbir şeyi saklamadan şeffaf bir biçimde yönetim sergilemek istiyorum. Keşke bütün kamu yöneticileri böyle davransa. Yani bizim belediyemizdeki yanlışımızı söylememizi bir olumsuzluk gibi bir siyaset alanına çekilmesini çok doğru bulmuyorum. Bu sosyal demokrat bir anlayıştır. Toplumcu bir anlayıştır. Evet, bizim belediyemizde bir olumsuzluk varsa, bu olumsuzluğu söylemek benim için Odunpazarı halkına karşı bir görevdir.

ADALET KALAKINMA PARTİSİ SİYASETİN SEVİYESİNİ DÜŞÜRMEMELİ

Şunu demem; Adalet ve Kalkınma Partili yöneticiler acaba ne der? Adalet ve Kalkınma Partili yöneticiler bizim bu davranışlarımız karşısında olgun, siyasi etiğe uygun eleştiriler getirmelidir. Bundan ben ders alırım, seviye düşerse, ama buralarda hakarete varan, aşağılamaya varan tonlar ortaya çıkarsa bu çok doğru bir yaklaşım olmaz.

BELEDİYEYİ DEVRALDIĞIMIZDA BORÇ 103 MİLYONDU ŞUAN BORÇ 90 MİLYON YANİ HEM BORÇ ÖDEMİŞİZ HEM DE CİDDİ YATIRIMLAR YAPMIŞIZ

Siyaset de böyle yapılmaz. Şimdi genel anlamıyla arkadaşlarımızın eleştirileri birkaç noktada ağırlık kazanıyor. Öncelikle kaynak yaratma konusunda ya da kaynak kullanımı konusunda bu bütçenin ve borçların eleştirisi söz konusu. Ben de buradan başlayarak eleştirileri yanıtlamak istiyorum. Çünkü borçlar belediyeler için en önemli kaynaklar, dolayısıyla da herkes bunu tartışıyor. Şimdi 2013 yılında 2014’de bir yerel seçim yapılacağı için 2013 yılından itibaren Odunpazarı Belediyesi’nde bir dengesizlik başlamış. O bütçeye göre 47. 500.000 lira borç almak, alabilmek bence başarı. Borçlanabilmek de başarı. Ama bu 47. 500. 000 lira ve o 2013’de ki normal gelirlerle beraber bütçe nereye harcanmış, nasıl harcanmış ve bugün bize hangi yükleri getirmiş onları dikkatle izlememiz gerekiyor. Biz 2014 yılının Mart’ında seçildik. Tam da bugün 7 Nisan’da görevi devraldık. 1 Nisan 2014 günü Odunpazarı Belediyesi’nin borcu 103.273.087 lira 084 kuruş. Yani bizim görevi devraldığımız anda bize bırakılan borç. Bu borca biraz önce arkadaşlarımızın eleştirdiği davalar nedeniyle yüklenilecek ya da önümüzdeki sürtüşmeler nedeniyle gelecek ve belli olmayan borçlar dahil değil. Ama Adem Beyin okuduğunda biz o davalar nedeniyle ortaya çıkacakları da koymuşuz. Şu anda 5 Nisan 2016 tarihi ile Odunpazarı Belediyesi’nin borcu 90.949.485 liradır. Yani burada 14-15 milyon liralık eski dönem borcunu ödemişiz. Hiç bir şey yapamadıysak bunu net bir biçimde ifade etmek gerekir. Şimdi sevgili arkadaşlarım; 1 Nisan 2014 günü Odunpazarı Belediyesi’nin İller Bankası’na olan borcu 38. 243. 459 lira. Bugün, 5 Nisan 2016 günü İller Bankası’na olan borcumuz 13. 584. 420 lira. Yine yapılandırma ödemeleri, yani borçlanmışız (geçmiş dönemden) o geçmiş dönemdeki borçları belli yasalar çıkmış yapılandırmışız. Ve o yapılandırdığımız borçlar 1 Nisan 2014 günü 11. 072. 349 lira. Bugün yani 5 Nisan 2016 günü 1.793. 850 lira. Müteahhit alacakları, firmalar; 1 Nisan 2014 günü 23. 434. 970 lira, bugün 25. 932. 008 lira. Yani 2 yılda biz pek çok iş yapmış olmamıza rağmen, pek çok ödeme yapmamıza rağmen 2.000.000 liralık cari açık var. Küçük firmalara yani diğer hizmetlerdeki firmalara olan borçlar 1 Nisan 2014’de 5.934.000 lira, bugün 8.700.000 lira. Şimdi burada anlatmak ve varmak istediğim nokta şudur; borç belediyeler için kaçınılmazdır. Borçlu belediye olmak ayıp bir şey değildir, yeter ki bu borçları düzgün bir biçimde yürütelim.

HACİZLER DOĞRU DEĞİL, MAHKEME BUNU KANITLAMIŞTIR

Şimdi araçlarımız haciz edildi, mallarımıza haciz konuldu, demek ki bu kaynak yönetimini iyi yapamadınız diyorlar. Böyle bir şey yok, biz hacizlerin doğru olmadığını, bu yapılan işlemin hukuka uymadığını, mahkeme kararıyla ortaya koydu. Bunu bir önceki oturumda anlattım. Şimdi anlatmaya gerek duymuyorum, ama arabaları, malları haciz edilen belediye başkanı olmayı gizlemedim. Bunu gizlemenin Odunpazarı Halkına karşı yanlış bir tavır olacağını düşündüğüm için çıktım, burada büyük bir yüreklilik ile malları haciz edilen ama yanlış haciz edilen bir belediye başkanı var, dedim. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi kiraladığı araçların parasını ödemediği için 5 aracına haciz konuldu. Makam aracı bile haciz edildi. İstanbul Esenyurt Belediyesi 3 yılda haciz yağmuruna tutuldu. Sancaktepe Belediyesi Meclis üyesi sayın Hakkı Sağlam iddiasına göre belediye mallarına haciz, hatta mezarlıklara bile haciz diyor burada, Geyve Belediyesi gelmiş haciz etmiş. Şimdi burada 2 şeyi karıştırmamız lazım. bunların hapsi CHP’li değil, iktidar partisinden Adalet ve Kalkınma Partisi’nden şimdi burada yapılan işlemin yanlışlığı, alacaklının anlayışsızlığı farklı bir şey. Bizim pek çok firmaya borcumuz var. Biz bunlarla oturuyoruz bir yapılandırma gerçekleştiriyoruz. O yapılandırma doğrultusunda da borçlarımızı ödüyoruz. Şimdi haciz koyan firma farklı amaçlarla bizi zorluyor. Yoksa oda parayı alamayacağından değil, parayı alacağını bal gibi biliyor. Başka işleri bize zorlamak zorlaştırmak amacıyla bu haciz konusunu kullanıyor. Hacizler kalktı, ilgili firmayı çağırdım. Gel kardeşim görüşelim dedim. Bana başka ihalelerin şartlarını öne sürdü. Başka ihalelerle sürtüşmeleri çözelim, ben buradan para istemiyorum, dedi. Dolayısıyla bu kötü niyetli yaklaşımdır daha da sürecek. Bakacağız göreceğiz biz bunu çözeceğiz. Dolayısıyla kaynak kullanımında çok da büyük hatamız sıkıntımız yoktur. Biz geçmişin de borçlarını üstlendik, ödemeye devam ediyoruz. Şimdi diğer eleştirilere yavaş yavaş geleceğim.

KARAPINARDA VALİLİK, İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ VE EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ GÖREVİNİ YAPMALIDIR

Karapınar’ da bazı işlerin yapılamadığı bir takım molozların toplanılamadığı iddiaları var. Şimdi sevgili arkadaşlar; Karapınar’da boş bir alan var. Boş bir alana moloz dökülüyor. Eskişehir’de pek çok boş alana moloz dökülüyor. Bunların pek çoğunu denetleme şansımız olmuyor. Çünkü bu sistem işidir. Bu sistemde de Odunpazarı Belediyesi’nin ciddi bir sorumluluğu yoktur. Burada da Çevre ve Şehircilik il Müdürlüğü harekete geçecektir. Emniyet, Valilik harekete geçecektir. Bunlar harekete geçmediği müddetçe bu çözülemez, çünkü zabıtanın silahı yok, yapabileceği bir şey yok.

HİZMET ALANI GENİŞLEDİKÇE DOLAYISIYLA PERSONEL SAYIMIZ DA ARTIYOR

Belediyenin bazı şirket personelinin artması ile ilgili eleştiri geldi. Bu eleştiriyi Pazar yerlerindeki çalışmayı arttırınca ister istemez çalışan sayısındaki artış zorunlu hale geliyor. Yeni bir park yapıyorsunuz. Yeni yaptığınız bu park da 2 güvenlikçi, 3 tane bakıcı olması gerekiyor, dolayısıyla sayı artıyor. Yeni bir alan açıyorsunuz. Sobe, halk market, kütüphane Örneğin, bunların hepsine bir personel gerektiriyor. Bu hizmetten kaynaklı artıştır. Yoksa şişirme bir artış olamaz. İnsan yönetimi ile ilgili uygulamalarda idari işlemlerde adam kayrıldığı, siyaseten taraf tutulduğu eleştirisini kabul etmem söz konusu değildir. Bunu belki farklı bir biçimde sundu ama sayın Mustafa Özkan’ın konuşmasından bir pasajla çürütmek istiyorum. Sayın Özkan, diyor ki: Sobe hizmetleri yetersizdir. Daha da iyi olmalıdır. Biz seçim çalışmaları sırasında tespit ettiğimiz, görmüş olduğumuz yanlışlıkları bildirdik anında çözdüler. Bu bile bizim olaylara siyasi gözle bakmadığımızı çalışanlara bu gözle bakmayacağımızı gösterir.

KURUMLARLA SORUN YAŞADIK ÇÖZMEYE ÇALIŞACAĞIZ

Değerlendirmediğini gösteren bir işarettir. Bununda böyle anlaşılmasında yarar vardır. Yine klasikleşmiş İstiklal Mahallesi. Bazı kurumlar uzlaşma konusunda geri duruyor. Bunu söylemekten şimdi ne için çekineceğiz. TEDAŞ’la, Superonline ile Telekom ile sıkıntılar yaşadık. Bize dediler ki sorun yoktur buyurun, biz buyurduk iş bozuldu. Onan sonra bu sıkıntıyı en çok biz çektik. Şunu da belirtmek istiyorum bu tartışmalara rağmen bitirdik. Biz bitirdikten sonra yılbaşı günü TEDAŞ yine İstiklal Mahallesi’ni kazdı. Yine bütün gazetelere manşet oldu. Demek ki bir sorun var. Bu nedenle bu yıl özellikle ve önceden rica etmek suretiyle sayın genel müdürle oturduk ve bir anlaşmaya vardık. Umuyorum ki oradan artık bir sorun yaşamayız. Şöyle bir şey daha çıktı. Bizim geçen yıl yapmış olduğumuz Büyükdere ve Gültepe bölgesine şimdi TEDAŞ giriyor. Sıkıntı devam edecektir buna da katlanacağız. Biz zararı en aza indirme konusunda her türlü çalışmayı gerçekleştireceğiz.

ÖNCEKİ DÖNEMDE 300 OLAN ŞİKAYET SAYISI BİZİM DÖNEMİMİZDE 30’A DÜŞMÜŞTÜR

Temizlik işlerimizde sıkıntılı bir durum kalmadı. Yapılan eleştiriler doğru değildir. Eskişehir’de zamanında çöp çıkarılması sağlanabilse bu iş hiçbir sıkıntı yaşamadan yürüyecektir. Geçmiş dönemde ayda 300 olan şikayet sayısı şimdi 30’a düşmüştür. Bu bir başarıdır ama elbette keşke çok daha güzel olsa çok daha iyi olsa. Bu konuda da eleştirileri kabul etmek suretiyle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Hayvan Barınağında ölen hayvanların çöpe atılması konusu yine siyaseten spaküle edilen ama doğru olmayan bir konudur. Bu konteynır tıbbi atık konteyneridir, yasal olarak oraya atılması gerekir, tıbbi atık birimi gelip bunları alıp gidiyor. Şimdi bunu eleştiren arkadaşlarımızın lütfen yarın sabah Tıp Fakültesine gidip çöplere bir bakmasını istiyorum. Eskişehir Tıp Fakültesinin bahçesindeki çöpleri bir gezsinler çöplerin içinde hangi tıbbi atıkların olduğunu ve miktarını da bir görsünler. Buna çözüm bulmayan Çevre İl Müdürlüğü, bana sorduğu hesabı onlara da sorsunlar.

ALAN YÖNETİMİ ATAĞI

Pek çok işi kendimiz üretmeye çalışıyoruz. O nedenle bazı konularda arkadaşlarımız diyor ki; bu işi siz yaptıysanız mütehhaitte neden para verdiniz. Para verdiyseniz neden siz yaptınız diyorsunuz. Bu işin özelliğindendir. En çok üzerinde durduğunuz Uğur Mumcu Parkı’nda ki işlerin bir kısmı bizim tarafımızdan bir kısmı mütehhait firmalar tarafından yapıldı. Burada maliyetler düşmüştür, bu iş ihale ile verilmiştir ve denetime açıktır. Odunpazarı Merkezi Sit bölgesinde Tarihi bölgede geçmiş dönemde ne yapılıyorsa biz de onu yapıyoruz. Ondan daha iyisini yapmak için geçmiş dönemde başlanıp da yarım bırakılan Alan Yönetimi sistemine geçiyoruz. Alan Yönetim sınırları belli olmuştur, Alan Yönetim başkanımız atanmıştır. Bundan sonra Odunpazarı Bölgesinde UNESCO’nun standartlarına uygun ilkelerine uygun bir yönetim biçimi ortaya çıkacaktır. buda Odunpazarı Bölgesindeki turist sayısını artıracaktır.Bu konuda ki çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bize destek olan herkese teşekkür ediyorum.

TEFTİŞ KONUSUNDA İDDİALIYIZ

Teftiş Müdürlüğümüz, çok ciddi çalışmalar yaptı. Müdürlük çalışanlarına ve müdürüne

teşekkür ediyorum. 1 yıl içerisinde 20’ye yakın müdürlüğü teftiş etmiştir. Olumlu, olumsuz bir rapor çıkarmışlardır ve bu teftişler sürdürülecektir.

İNADINA KÜLTÜR İNADINA SANAT DİYORUZ

ODUNPAZARINA BİR SİNEMA SALONU MÜJDESİ DAHA

En çok burada eleştirilen konulardan birisi, Kültür Müdürlüğündeki harcamalardır. Bu bir bakış açısıdır. Sosyal Demokrat, solcu bir belediye başkanı olarak kültür hizmetlerini önemsiyorum. Kültür hizmetlerinin daha da büyümesi için daha da çok para harcayacağım. Bu konuda arkadaşlarımızın bize destek olmasını istiyorum, çünkü sinemayı Odunpazarı ile tanıştırdık. Odunpazarı’na bir geçici de olsa bir sinema salonu kazandırdık. Sürekli film izlenecek ortamı sağladık. Tiyatro Müdürlüğü’nü kurduk ve Odunpazarlıların çok düşük bir bedelle tiyatro izlemesini sağlıyoruz. Bu işi geliştirerek sürdüreceğiz. Umuyorum ki, bir sinema salonu daha, binasını da yapmak suretiyle 2016 yılında gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

2 YILDIR YAZIŞMA YAPIYORUZ BİZE SPOR ALANI İÇİN UYGUN YER TAHSİSİ İSTİYORUZ

Spor alanlarının oluşmaması benimde en çok söylediğim, kendimizi eleştirdiğim noktalardan birisidir. 2 yıllık durum değerlendirmesi yaptığımız basın toplantısında da yapamadıklarımız adı altında anlattığım bir konudur. Bunun niçin yapılamadığını o zaman anlattım. Belediyelerin şehir merkezlerinde uygun arsaları yok. Bunu bütün herkesin bilmesi lazım. Arsaların uygun olan ya da imar planlarında spor alanı olarak görülen arsaların büyük bir kısmı maliye hazinesine ait ve bu arsaların tahsisi ile ilgili 2 yıldır çabamız devam ediyor ve inşallah alacağız. Aldığımız alanları spor alanı olarak değerlendireceğiz. Ama orada standartlara uygun futbol sahası yapılma imkanı yok. Onun yerine başka türlü değerlendirme yapıyoruz ve orayı yine herkese rağmen çocuklarımız için spor alanı yapmayı düşünüyoruz.

ESKİŞEHİRSPOR’A DESTEK VERDİK, VERİYORUZ ANCAK BİRİLERİ GİBİ REKLAM YAPMIYORUZ

Spor deyince Eskişehirspor’la ilgili eleştirileri yapılmamış sayalım. Eskişehirspor hepimizin. Eskişehirspor Eskişehir’in markası. Ama ne yazık ki Eskişehirspor kötü yönetiliyor. Bunu da herkesin bilmesi lazım. Eskişehirspor’a maddi manevi destek vermediniz, para vermediniz, herkesin ağzında bu var. Arkadaşlar yasaları bileceğiz. Belediyeler profesyonel spor kulüplerine yardım edemez. Bunun dışında bize ceketin kolu var, her şeyin yolu var demeyin, lütfen. Biz yasadışı bir iş yapmayız. Eskişehirspor’a biz manevi olarak destek oluruz, yardımcı oluruz. Ama Eskişehirspor’un çok önemli bir maçından önce kar yağışı nedeniyle sahasının temizlenmesi gerekiyordu. Neredeydi o spor il müdürlüğü temizlemedi sahayı? Neredeydi o Eskişehirspor’u sevenler temizlemedi sahayı. Daha bu ve buna benzer bir çok konuda destek olduk, ancak birileri gibi bunun reklamını yapmadık. Odunpazarı Belediyesi sabaha kadar çalıştı temizledi. Şimdi hizmet olarak destek vermeyi siz destek saymayacaksınız, parayı at da biz de onu yiyelim. Böyle bir şey yok arkadaşlar. Biz belediyemizin parasını sayın Ahmet Yapıcı’nın dediği gibi denetlenebilir bir noktada harcamak durumundayız. Bu nedenle Eskişehirspor konusundaki tartışmaların doğru olmadığını, hele hele hayatında Eskişehir’e gelip iki yıl görev yapıp Eskişehirspor’un babasıyız havalarına girmeyi de herkese yanlış olduğunu duyurmak istiyorum. Biz Eskişehirliyiz, Eskişehirspor bizim her şeyimiz. Biz çocukluğumuzdan beri Eskişehirspor’luyuz ama beyefendiler geliyor, organizasyon efendim, biz Eskişehirspor’u kurtaracağız. Hadi inşallah kurutulur. Biz gene de memnun oluruz. Biz gene de destekleriz.

KREŞİ ÜCRETSİZ YAPMAK İSTİYORUZ ANCAK KANUN BİZE BU HAKKI VERMİYOR

Kreş ücretleri alınıyor mu? Kreş ücretleri keşke alınmasa. Bunu çok net, her zaman söyledik. Türkiye’de herkesten, her belediyeden önce biz kreş hizmetimizi başlattık. Sayın başbakan bizden bir yıl sonra belediyelere kreş hizmetini zorunlu kılacağız dedi. Ama biz o bir yıl içinde kreşi yapıp çocuklarımızı barındırır hale gelmiştik. Yalnız yine kanunlara, yönetmeliklere bakmamız lazım. Türkiye’de bir kamu kurumu belli sayıda kadın işçi çalıştığı taktirde kreş açmak zorundadır. Ama bu kreşi de parasız yapamaz. Böyle bir çelişki olmaz. Ben çalışanlarımızın çocuklarını parasız kreş hizmetinden yararlandırmak isteyen bir mantığa sahibim. Ama ne yazık ki bu yönetmelikler, bu kanunlar bize bu şansı vermiyor. Diyor ki şu paradan daha aşağıya yapamazsınız. O nedenle şu anda bizim kreş hizmetlerimiz o paradan yapılıyor. Ondan daha aşağıya yapma imkanımız olursa yapacağız. Parasız, bedava hizmet etmek istiyoruz.

ÇALIŞANLARIMIZA ÜCRETSİZ YEMEK VERMEK İSTİYORUZ KANUN NE YAZIKTIR Kİ BUNA DA İZİN VERMİYOR

Tıpkı çalışanlarımıza parasız yemek vermek isteğimiz gibi. Yüz bin kişinin karnını doyurduk diye söylerken hiçbir sıkıntı yok, ama çalışanlarımıza parasız yemek verelim dediğimiz zaman Sayıştay soruşturma açıyor. Böyle bir mantık yok arkadaşlar. Biz çalışanlarımızın öğle yemeğini kendi aşevimizde yaparız ve parasız veririz. Ama bize yasalar engel. Bu yasaların değiştirilmesi lazım, yine çalışanlarımıza yemek konusunda bir katkı sunuyoruz ama bu kısmen oluyor.

HALK EĞİTİM BİZİMLE PROTOKOL İMZALAMADI

Kursların istihdam garantili olması ve kursların iyi organize edilmesi yine sosyal demokrat bir mantıkla en çok üstünde durduğumuz konulardan birisidir. Ama ne yazık ki 2015 yılı için Eskişehir’de Halk Eğitim Merkezi belediyelerimizle bir protokol imzalamamıştır. Şimdiye kadar protokol imzalanmak suretiyle usta eğiticiyi Halk Eğitim Merkezi gönderiyordu, diğer teknik alt yapıları belediyeler hazırlıyordu ve kurslar bu şekliyle yürüyordu. O zaman o kurslardan verilen sertifikalar meslek belgesi haline gelebiliyordu. Ama şimdi 2015 yılı için Halk Eğitim Merkezleri ne hikmetse bizlerle protokol imzalamadı. İmzalamadığı için de biz oradaki öğretmenleri, oradaki usta eğiticileri taşeron firmalar üzerinden aldık, çalıştırıyoruz. İşte işçi sayısının arttıran unsurlardan birisi de budur. Bunu da yine vurgulamak istiyorum.

GENÇLİK MERKEZLERİNDE GENÇLERİMİZE HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİYORUZ

ESOGÜ’de çorba veriliyormuş. Biz bunun çok sağlıklı bir sonuç almadığını düşündük. Çünkü bize gelen raporlara göre öğrenciden çok çalışanların, oradaki başka kişilerin bu çorbadan yararlandığını gösterdi. Ama ESOGÜ’nün karşısına bir gençlik merkezi açtık. Orada gelen öğrencilere her türlü desteği, her türlü yardımı yapıyoruz. Bu doğrultuda da çalışmamızı sürdürüyoruz.

BİZİM BELEDİYECİLİK ANLAYIŞIMIZ TOPLUMCU BİR ANLAYIŞ BARINDIRIR

Bizim geçmiş belediyelerle aynı işleri yaptığımız, çok farklı bir iş yapmadığımız ve yapılan işlerde de bir azalma söz konusu olduğu iddia edildi ki bunu kabul etmek biraz zor. Çünkü biz farklı işler yaptık. Aynı işleri yapmamak için ayrı partilerdeyiz. Bizim olaylara bakışımız sosyal belediyecilik ve toplumcu belediyecilik adına daha ağırlıklı. Ve burada şunu övünerek söylemek gerekir; kültür hizmetleri, sosyal hizmetler, çocuklara ve kadınlara yönelik hizmetler bizim belediyemizin öncelikleridir. Bunları sürdürmeye devam edeceğiz.

EĞİTİME DESTEK VERMEK İNSANA YAPILAN EN BÜYÜK YATIRIMLARDANDIR

Şuanda kütüphane müdürlüğümüz bünyesinde arkadaşlarımızın yapmış olduğu çalışma 250 bin kitap kazandırdı Odunpazarı Belediyesi’ne. 6-7 yerde kütüphanelerimizden halkımız ücretsiz faydalanıyor. Çocuklarımız ders çalışıyor, kurs görüyor, eğitim görüyor. Oradaki arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. Emek Mahallesi’ndeki etüt merkezimizde ders çalışan çocuklardan 16 tanesinin 12 tanesi yüksek puanlarla üniversite sınavının ilk aşamasını geçti. Sadece 2 tanesi başarısız oldu. KPSS ve diğer kurslarımız da devam ediyor. Engelli vatandaşlarımıza da KPSS kursu veriyoruz. Bu bizim insana olan bakışımızın göstergesidir. Bunu da görmek lazım.

HİZMET İÇİ EĞİTİMİ ÖNEMSİYORUZ

Hizmet içi eğitim çok önemsediğimiz bir iş. Daha da fazlalaştırmak görevimizdir. Bu konuda sayın Kazım Sertkaya arkadaşımın eleştirisine hak veriyorum Bunu arttıracağız, büyüteceğiz. Bu konuda kimsenin endişesi olmasın. Abonelik artışı konusu… Belediye hizmet alanlarımızın birçoğu kaçaktı. İmar açısından kaçaktı, elektrik açısından kaçaktı, su açısından kaçaktı. Bunları düzene sokmaya çalışıyoruz. Bu nedenle aboneliklerde artışlar söz konusu oluyor.

Çevre eğitimi konusunda biraz daha genişlememiz, biraz daha atak olmamız öneriliyor. Sayın Sedat Halaç arkadaşıma teşekkür ediyorum. Biz de bu konuda aynı şeyleri düşünüyoruz, ancak Milli Eğitim Müdürlüğü aynı şeyleri düşünmüyor herhalde. Bizim okullarda bu eğitimi vermemize maalesef izin verilmedi o nedenle biraz düştü. Zamanı gelince biraz düzelir diye umuyorum.

HALK MARKET ÖRNEK BİR MODELDİR

Halk Market’le ilgili bir değerlendirme yapmak istiyorum. Diyelim ki Tepebaşı Kaymakamlığı bizden önce yaptı. Helal olsun. Ama esas amacın bu ülkede yoksulluğun bitirilmesi olduğunun hepimizin altını çizmesi lazım. Bu ülkede yoksul çok. “Yardımın en iyisini ben yapıyorum” böyle bir mantık yok. Tepebaşı Kaymakamlığı’nın yaptığı hizmeti takdirle, tebrikle karşılıyorum. Ama bizim Halk Marketimiz Türkiye’ye örnek bir markettir. Belediye kanunundaki hemşehrilik hukukuna, bizim seçim bildirgelerimize de siyasi parti programımıza da uygun. Yardım edenin yardım alanla yüz yüze gelmesini engelleyen, ama yardımı doğrudan ulaştıran bir sistemdir. Sağ elin verdiğini sol el görmüyor. Burada yardım alan yurttaşlarımız insan onuruna yaraşır bir biçimde alışveriş ediyor. Biz ne verirsek onu almıyor. Seçiyor, canı ne istiyorsa alıyor. Az alıyor veya çok alıyor. İnşallah biz onu daha fazla hale getiririz.

PARK VE BAHÇELERDEN 400 BİN METREKARELİK UYGULAMA

Odunpazarı Park Bahçeler Müdürlüğü çalışanları çok başarılıdır. Bu arkadaşlarımız 2014 yılında 107 bin 341 metrekare yeni yeşil alan ve park üretmiştir. Aynı yıl 71 bin 478 metrekare park ıslah etmiştir. Yani neredeyse 2014 yılında 200 bin metrekareye yakın bir uygulama… 2015 yılında ise 131 bin 370 metrekare yeni park ve yeşil alan, 93 bin 965 metre kare de ıslah çalışması yapmıştır. Yani 200 binlere yaklaşan bir hedefi tutturmuş, bunları gerçekleştirmiş olan ekibimize teşekkür ediyorum ve bunun 2016’da daha da artacağını ve büyüyeceğini “müjdeliyorum”.

ÜST YAPI KONUSUNDA BÜYÜK BİR BAŞARI KAYDETTİK

“723 bin metrekare yolu nereye yaptınız?” herkesin merak ettiği bu. Bir gezin Eskişehir’i, bir gezin köyleri, bir gezin Vadişehir’i, Ihlamurkent’i… Şimdi sevgili arkadaşlar buralarda bu iş yapılmıştır. Asfaltı var, kilit taşı var, parke taşı var bunların tamamı gerçekleşmiştir. Biraz önce arkadaşlarımızın söylediği Ihlamurkent, Vadişehir, Karapınar, Regülatör ve Kanlıpınar ile ilgili de bazı değerlendirmeleri yapmak istiyorum. Ben TOKİ yetkilisi olsaydım daha planlı bir biçimde bu yatırımları yapardım. Ama ne yazık ki Eskişehir’e yapılan yatırımlar hatır için yapıldı, plansız yapıldı. Karapınar’da başka, Vadişehir’de başka, Ihlamurkent’te başka sonuç aldı. Şimdi sayın Burhan Bey’e Ihlamurkent’i, Vadişehir’i yaptık diye sayın Tacettin Bey bastırdı. TOKİ Şeker Mahallesi’nde Sıraevleri, Kentpark’ı yaptı. Yine ısrar edince gitti Aşağı Söğütönü’nde başka bir yatırım yaptı. Bunların hepsi bugün yine gündeme gelen tartışmalar gibi hepsi yerel yönetimlere rağmen yapıldı. Büyükşehir belediyesinin muhalefetine rağmen yapıldı niçin? Çünkü bunların tamamına şimdi yol yapılması, gerek bunların tamamına otobüs verilmesi gerek, bunların tamamına kanalizasyon yapılması gerekir halbuki bunlar tek hatta gerçekleştirilmiş olsaydı aynı şu anda yine dün açıklandı. Doğru bir iş varsa ancak tebrik ederiz işte mega kent yada süper kent denilen yere tercih yapılıp 75 bin cesaretle adım atılabiliyorsa işte alt yapı orada daha kolay halbuki 75’ni 10 mahalleye de dağıtabilirsiniz işte o yanlış olur. Hepsine yol istersiniz hepsine kanalizasyon istersiniz hepsine farklı bir şey istersiniz şimdi şu anda o 7300 metre kare yolun büyük çoğunluğu Vadişehir ve Ihlamurkentte TOKİ’nin yaptığını değiştirmeye ve düzelmeye harcanıyor. Çünkü TOKİ orada iyi işçilik yapmadığı için ona göre yapıldı bitti. Şimdide dikkat ederseniz site içindeki yeşil alanlarının tamamı bozuk çünkü. Vatandaş çok yüksek miktarda aidat ödüyor çok yüksek miktarda borç ödüyor, sosyal donatı alanlarını düzelme konusunda ihmal ediyorlar bunu da böyle bilelim tamamı? bize şimdi bizim siteyi yeşillendirin diyor. Bu bir sıkıntıdır bunun da yasal olarak çözümü için iktidar partisinin bence farklı bir adım atmasında yarar var.

ÖMRÜM İŞÇİ SINIFININ KAZANMASI İÇİN MÜCADELE ETMEKLE GEÇTİ

Elbette bizim Odunpazarı’nı tanıtma konusunda yapmış olduğumuz festivaller, etkinlikler önemlidir. Bunlara da devam edeceğiz. Bunları gerçekleştirirken hiçbir zaman burada ki paranın babamızın parası olduğu iddiasında değiliz burada çalışanlarında babamızın marabası olduğu konusunda iddiamız yoktur, ömrü işçi sınıfının kazanması için mücadele ile geçen bir belediye başkanına böyle denmemesi lazım. Ben işçilerin tamamı sendikalı olacak dediğim zaman sendika başkanları karşı çıktı. Türkiye’ de herkes doğru bir çıkış bulacak, Türkiye’de doğru bir yere gelecek, bugün sendikalı işçi sayısı 12 Eylül 1980! dekinin 10 da birine düştüyse bunda hem yönetenlerin hem sendikacıların kabahati vardır. Dolayısıyla o sendikacıları da biz başımızın tacı etmek durumunda değiliz doğru yapsınlar, üyelerini yapsınlar, mücadelesini yapsınlar bu başka türlü olmaz şu anda

BU HÜKÜMET TAŞERON SİSTEMİNİ BİLE ARATACAK

Türkiye’de yeni bir sisteme doğru gidiyoruz. Taşeron değişecekti, kanun çıkacaktı ne oldu? Büyük bir umut diye insanları sömürdüler, şimdi gelinen noktada aldığımız izlenimler taşeron sistemi aratacak, insanlar neredeyse aman ben taşeronda kalayım, kadroya geçmeyeyim diyecekler.

Bunu da tüm işçi sınıfına selam olsun diye söylüyorum ve Türkiye’nin aydınlık günlerinde Odunpazarı’nın en önde yürüyecek bir belediye olacağına inancımı tekrarlıyorum. Eleştirilerin tamamına da teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir